1995
GAZİ KATLİAMI... İstanbul Gazi Mahallesi’nde bir kahvehanenin taranmasıyla başlayan olaylar üç gün sürdü. Katliamı protesto eden onbinlerce kişi Gazi Karakolu’na yürüdü, polisle çatıştı. Olaylarda 17 kişi yaşamını yitirdi. Kavehanenin taranmasının ve katliamın amacının Kriz Yönetim Merkezi’ni denemek olduğu, devletin ‘gizli güçleri’nin katliamı tertiplediği yıllar sonra belgelerle ortaya çıktı. Gazi katliamında yargılanan katliamcı polisler ise, uzun bir yargı sürecinden sonra salıverilerek ödüllendirildi.

12 Mart 1995 yılı akşamı saat 20.30’da cemevi ve Yavuz, Doğu, Dostlar ve Öntaş kahvehaneleri ile Sarıoğlu Pastanesi’nin taranması ve Halil Kaya’nın ölmesi, Gazi Olayları’nın başlangıcı oldu. Tarama haberini alanlar Gazi Karakolu’na doğru yürüyüşe geçti. Polislerin kitleyi dağıtmak için havaya ateş açması ve cemevi önünde bekleyen Mehmet Gündüz’ün vurularak öldürmesi, öfkenin artmasına neden oldu. Polisin tavrı ertesi gün de devam etti. Birçok ev ve dükkan basıldı. Polisin mahallede kurduğu barikatlar askeri birliklerle daha da güçlendirildi. Cemevi önünde Halil Kaya ve Mehmet Gündüz’ün cenazesini almak için bekleyen 6 bin kişi, cenazelerin verilmemesi üzerine saat 11.00’de karakola doğru yürüyüşe geçti. Ancak polis barikatı ile engellenen kitlenin üzerine ateş açılması ile sabah saatlerinde 3, öğleden sonra ise 12 kişi öldü. 13 Mart günü katliamın bilançosu ortaya çıkmıştı; 17 ölü, yüzlerce yaralı...
Gazi Mahallesi’nde katliama dönüşen olayı protesto etmek için pek çok eylem yapıldı. Polis, Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde 15 Mart günü yapılan protesto eylemlerine silahla müdahale etti. 5 kişi öldü, 20’den fazla kişi yaralandı. Gazi Mahallesi’nde başlayan katliam, Ümraniye’de devam etti ve bilanço 22’ye yükseldi.
1994"İŞ; YAŞAM DEMEKTİR" Fransa'da 12 Mart işsizliğe ve işten atılmalara karşı eylem günüydü...Yüzbinlerce işçi, işsiz ve genç omuz omuza (400 binin üzerinde )yürüdü....17 ve 22 Mart günleri ise Fransa "GENÇLİK ASGARİ ÜCRETİ" projesine karşı ayaklandı...
1994GÜNDEM GAZETESİ YAZARI NAZIM BABAOĞLU ÖLDÜRÜLDÜ...
197912 Mart'ın yıldönümünde Çeşitli yerlerde gösteriler yapıldı, pankartlar asıldı. istanbul, Ankara ve İzmir'deki protesto gösterilerini polis ve askeri kuvvetler dağıttı. Akhisar'da polisle sol gruplar arasındaki çatışmada bir polis öldürüldü, 25 kişi gözaltına alındı
1977Filistin ULusal Konseyi'nin sekiz gün süren 13. toplantısı Kahirede yapıldı. Toplantıda Filistin'in geri kalan yerlerinde bağımsız Filistin devleti kurulması fikri kabul edildi.
1971
12 MART DARBESİ ... Dünya genelindeki ekonomik bunalım, Türkiye ekonomisinin yapısal tıkanıklığıyla birleşince, egemenler, bu bunalımı işçi ve emekçilere yüklemek amacıyla 12 Mart darbesini gerçekleştirdiler. 12 Mart darbesi, ona komuta eden generallerden birinin şu sözlerinde esas amacını gösterir: “Toplumsal uyanış, ekonomik gelişmenin önüne geçmiştir.”

197112 Mart 1971 Darbesi... TÖS Kapatıldı... TÖS Yöneticileri Tutuklu İken TÖB-DER Kuruldu... 4 Eylül 1971
1965Kozlu, Karadon, Gelik, Kilimli üretim ocaklarında işçilerin madene inmeyerek başlattıkları grev kana bulandı.işçilerle jandarmalar arasında çıkan çatışmada 2 işçi öldü, 12 işçi ile 12 er çeşitli yerlerinden yaralandı.
1930Hindistan'ın efsanevi lideri Gandhi, meşhur tuz yürüyüşüne başladı. 24 gün süren 350 klometrelik yürüyüşe binlerce Hintli katıldı.
1925ÇİNLİ ÖNDER SUN YATSEN ÖLDÜ
1772David Ricardo (1772 - 1823)... Klasik burjuva ekonomi politiği, David Ricardo’nun çalışmalarında sonunu bulur. Ana eseri “Politik Ekonominin ve Vergilendirmenin Temel İlkeleri” 1817 yılında yayınlandı. Ricardo, burjuva bakış açısıyla mümkün olabilecek en büyük tutarlılıkla, emek değer teorisini hazırlayıp ortaya koydu. Smith’in, değerin yanlızca “toplumun ilkel durumunda” emek tarafından belirlendiği tezini çürüttü ve işçinin emeği tarafından yaratılan değerin, hem ücretin hem de kârın ve rantın çıktığı kaynak olduğunu gösterdi. Burjuva toplumda sınıf çıkarlarının zıtlığını ve bunun paylaşım aşamasında nasıl ortaya çıktığını gösteren Ricardo, sınıfların varlığını, toplumun yaşantısında ebedi bir olgu olarak görürdü. Marx’ın Kapital’de söylediği gibi “çocuksu bir şekilde, bu zıtlığı toplumsal bir doğa yasası olarak görerek bilinçli bir şekilde sınıf çıkarları arasındaki, iş ücreti ile kârla toprak rantı arasındaki zıtlığı araştırmalarının çıkış noktası yaptı”. Ve şu önemli ekonomik yasayı formüle etti: İşçinin ücreti ne denli yüksekse, kapitalistin kârı o denli düşüktür ve bunun tersi de doğrudur. Onun, değerin yanlızca emek tarafından belirlendiği öğretisi son derece büyük bir öneme sahiptir. Kapitalist çelişkilerin keskinleşmesini gören onun öğrencilerinden bazıları şu sonuca vardılar: Eğer değer yanlızca emek tarafından yaratılıyorsa, o zaman işçinin, bütün değerin yaratıcısının, aynı zamanda bütün zenginliklerin, bütün emek ürünlerininde sahibi olması gerekli ve haklıdır. Bununlu birlikte, Ricardo’nun öğretisi burjuva dar görüşlülüğün özelliklerini göstermektedir. Adam Smith gibi Ricardo da, birbiri ile çelişen sınıf çatışmalarına sahip kapitalist düzeni doğal ve ebedi bir düzen olarak düşünmüştü. Sermayeyi, onu üretim araçlarıyla eşitleyerek, tarihsel bağlarından kopuk bir şekilde kavradı, burjuvazinin bir temsilcisi olarak, toprak sahiplerine karşı sanayi burjuvazisinin çıkarlarını savundu.